Freud’a Göre Bilinçdışı Nedir? Pedagojik Bir Bakış Her birimiz, hayatımız boyunca öğrendiğimiz her şeyin bir sonucu olarak farklı düşünce ve davranış kalıplarına sahiptiriz. Bazen farkında olduğumuz bazen ise sadece sezdiğimiz bu kalıplar, düşünce dünyamızın ve duygusal yanlarımızın içsel haritasıdır. Öğrenmek, sadece yeni bilgiler edinmek değil; aynı zamanda daha önce fark etmediğimiz yönlerimizi keşfetmektir. Sigmund Freud’un bilinçdışı hakkındaki görüşleri, pedagojik açıdan eğitimin evrimini ve öğrenmenin dinamiklerini anlamada güçlü bir temel oluşturur. Bu yazıda, Freud’un bilinçdışı teorisini, eğitimde öğrenme stilleri, öğretim yöntemleri ve pedagojinin toplumsal boyutlarıyla ilişkilendirerek tartışacağız. Bilinçdışının Freudcu Tanımı ve Öğrenme İle İlişkisi Freud’a göre bilinçdışı, bireyin farkında olmadığı, ancak…
Yorum BırakKategori: Makaleler
41 Gün Sarımsak Yersem Ne Olur? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış İstanbul’da her gün, hayatın farklı kesimlerinden insanlarla karşılaşıyorum. Sokaklarda, toplu taşımada, işyerinde… Gözlemlerim çoğu zaman dikkatimi çeker ve bana sadece güncel olayları değil, toplumsal yapıdaki farklılıkları da hatırlatır. Son zamanlarda sosyal medya ve çeşitli sohbetlerde sıkça karşılaştığım bir konu var: “41 gün sarımsak yersem ne olur?” Bu soru, hem kişisel sağlığı hem de toplumsal alışkanlıkları anlamak adına oldukça ilginç bir başlangıç noktası sunuyor. Sarımsağın faydaları ve etkileri üzerine yapılan tartışmalar genelde oldukça basit ve biyolojik bir açıdan ele alınıyor. Ancak bu yazıda, sadece sağlık perspektifinden…
Yorum BırakVoldemort Asası Esnek mi? Tarihsel Bir Perspektif Geçmiş, sadece bugünümüzün bir yansıması değil; aynı zamanda geleceği şekillendiren bir güce de sahiptir. Tarih, her dönemin kendine özgü teknolojilerini, inançlarını ve sembollerini doğurur, ve bunlar, zamanla şekil değiştirerek bugünün dünyasında yeniden karşımıza çıkar. Peki ya fantastik bir dünyadaki sembolik bir nesne—Voldemort’un asası gibi—gerçekten geçmişin mirasını ve toplumsal dönüşümünü nasıl yansıtır? Bu yazıda, Voldemort asası üzerinden tarihe dair bir okuma yapacak, bu büyülü objenin esnekliğini, tarihsel bağlamda analiz ederek hem geçmişi hem de günümüzü anlamaya çalışacağız. Voldemort’un asası, Harry Potter evreninde güçlü ve tehlikeli bir sembol olarak karşımıza çıkar. Ancak asanın esnekliği, yalnızca…
Yorum BırakÖğrenme, yalnızca bilgi edinme süreci değildir; insanın dünyayla kurduğu ilişkiyi dönüştüren, bakış açısını genişleten ve sorularını derinleştiren canlı bir yolculuktur. Bu yolculukta karşılaştığımız kavramlar bazen hukuki, bazen toplumsal, bazen de pedagojik anlamlar taşır. “Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu kararları bağlayıcı mı?” sorusu da tam olarak böyle bir kesişim noktasında durur: hukukun diliyle ortaya çıkar, ama öğrenme yoluyla anlam kazanır. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Nedir? Kurumsal Çerçeve ve Amaç Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), ayrımcılıkla mücadele etmek, insan haklarını korumak ve eşitlik ilkesini güçlendirmek amacıyla kurulmuş bağımsız bir idari otoritedir. Kurumun kararları, özellikle ayrımcılık yasağı ihlalleri…
Yorum BırakMehmet Akif ve Hecenin Gücü: Bir Siyasal Bakış Günümüzde iktidar ilişkileri, toplumsal düzen ve demokrasi üzerine konuşurken, bazen geçmişin önemli figürlerine bakmak bize güncel sorunları anlamada yeni perspektifler kazandırabilir. Mehmet Akif Ersoy, Türk milletinin en önemli şairlerinden biri olarak, yalnızca edebiyat dünyasında değil, siyasal anlamda da derin izler bırakmıştır. Akif’in şiirlerinde kullandığı biçimsel öğeler, ideolojik söylemi ve toplumsal eleştirisi, aslında iktidar, meşruiyet ve yurttaşlık gibi kavramlarla güçlü bir ilişki içindedir. Peki, Mehmet Akif hece ölçüsünü kullandı mı? Bu soruya verdiğimiz cevap, aynı zamanda bir toplumun gücünü, katılımını ve demokratik yapısını nasıl anlamamız gerektiğini de gösterebilir. Akif’in şiirlerinde, ideolojik bir bakış…
Yorum Bırakİnsan Davranışlarının Derinliklerine Yolculuk: Karlofça Antlaşması’nın Psikolojik Yansımaları Tarih, yalnızca olaylar ve sayılarla değil, aynı zamanda insan ruhunun derinliklerinde gizli olan duygusal ve bilişsel süreçlerle şekillenir. Her bir karar, her bir stratejik adım, bir insanın içsel dünyasında yatan düşünceler, inançlar ve duygularla bağlantılıdır. İnsan davranışlarını anlamak, sadece bir tarafın galip gelip diğerinin mağlup olmasından ibaret değildir; bu, farklı bireylerin ve toplumların birbirlerine nasıl yaklaştığını, nasıl iletişim kurduklarını ve sonuçta hangi içsel süreçlerin onları şekillendirdiğini de anlamayı gerektirir. Karlofça Antlaşması, bu noktada incelemeye değer bir örnek sunar. Karlofça Antlaşması Kiminle Yapıldı? Karlofça Antlaşması, 1699 yılında Osmanlı İmparatorluğu ve Avusturya, Polonya ve…
Yorum BırakDirenç Skaler mi? Ekonomik Bir Perspektiften Derinlemesine İnceleme Hayat, temelde bir seçimler yumağıdır. Her gün karşılaştığımız her karar, en basitinden en karmaşığına kadar, kaynağın kıtlığına ve bizim bu kaynakları nasıl kullanacağımıza dayanır. Kıtlık, insanlığın en temel iktisadi problemlerinden birisidir ve bu kıtlıkla başa çıkmak için yaptığımız seçimler, toplumsal ve ekonomik yapıyı şekillendirir. Ancak, kıtlıkla mücadele etmek her zaman aynı şekilde sonuçlanmaz; bazen beklenenin tam tersine, çözümün kendisi bile yeni dengesizlikler yaratabilir. Ekonominin tüm bu ince ayrıntılarını analiz etmek için “direnç” kavramına odaklanmak, gerçekten değerli sonuçlar elde etmemize olanak tanıyabilir. Peki, “direnç” nedir ve ekonomiyle ne kadar ilişkilidir? Başka bir deyişle,…
Yorum BırakBingöl Balı: Bir Tarihin Tatlı İzleri Geçmişi anlamak, sadece eski zamanlara bakmak değil, aynı zamanda bugünü daha iyi yorumlayabilmek için gerekli bir adımdır. Tarih, geçmişteki olayların, kültürlerin ve ürünlerin bize sunduğu derinlikli anlamları günümüze taşır. Bingöl balı, bu anlamda yalnızca bir doğal ürün olmanın ötesine geçer; tarihsel, kültürel ve toplumsal bir değeri de içinde barındırır. Bu yazı, Bingöl balının tarihsel süreçte nasıl şekillendiğini, yerel halk için ne anlama geldiğini ve günümüzde bu değerli ürünün nasıl bir kimlik kazandığını ele alacak. Bingöl Balı: Geçmişin Tatlı Başlangıcı Bingöl, Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesi’nde, dağlık ve verimli topraklarıyla bilinen bir şehir olarak, yüzyıllardır hem…
Yorum BırakAtina’da Nereye Gidilmeli? Klişeleri Mi Takip Edelim, Yoksa Gerçekten Keşif Mi Yapalım? Atina… Yunanistan’ın başkenti, tarih kokan sokakları, antik kalıntıları ve her köşesinde bir kahve içme bahanesi bulabileceğiniz sıcak atmosferiyle ünlü. Ancak, gerçekten bu şehir keşfetmeye değer mi? Yoksa o meşhur Parthenon’un etrafındaki selfie çılgınlığı ve tavernaların turistik tuzakları arasında kaybolan bir güzellik mi? Gelin, birlikte Atina’yı tartışalım. Hangi noktalar sizi gerçekten büyüler, hangi yönleri ise sizi hayal kırıklığına uğratır? Atina’nın Güçlü Yönleri: Tarih ve Kültürle İç İçe Atina, antik dünyanın beşiği olarak anılmaya devam ediyor. Hadi gelin, bunu baştan kabul edelim: Şehirdeki tarihi yapılar gerçekten muazzam. Parthenon’un yükseklerinde güneşin…
Yorum BırakSabah Namazını Erken Kılmaya Ne Denir? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışları bazen o kadar karmaşık ve çok katmanlıdır ki, her bir davranışı anlamak için birden fazla bakış açısına ihtiyaç duyulur. Birçoklarımız sabah erken saatlerde kalkar ve günün ilk ışıklarıyla birlikte namaz kılmaya başlarız. Bu sabah ritüeli, sadece dini bir yükümlülükten ibaret değildir; aynı zamanda psikolojik açıdan oldukça derin anlamlar taşır. Peki, sabah namazını erken kılmak, psikolojik açıdan ne anlama gelir? Erken kalkıp, bu ibadeti yerine getiren kişilerin motivasyonları nelerdir? Bu yazıda, sabah namazını erken kılmanın arkasındaki bilişsel, duygusal ve sosyal psikolojik boyutları inceleyeceğiz. Sabah Namazını Erken Kılmanın Bilişsel Yönü…
Yorum Bırak